Yuval Noah Harari – Davos 2018 Konuşması (Türkçe Altyazılı)

0
474
Ankara Kafası Özel Ders ve Eğitim Koçluğu

Bugün sizinle, türümüzün geleceği ve gerçekten yaşamın geleceği hakkında konuşmak istiyorum. Bizler muhtemelen Homo Sapiens türünün son kuşaklarından biriyiz. Bir ya da iki yüzyıl içinde bizden çok farklı canlılar dünyaya hakim olacak. Bu fark bizim Neandertaller veya şempanzelerle olan farkımızdan daha büyük. Çünkü gelecek nesillerde bedenlerin, beyinlerin ve zihinlerin mühendisliğini öğreneceğiz. Bunlar ekonominin, 21. yüzyıl ekonomisinin ana ürünleri olacak tekstil ürünleri, araçlar ve silahlar değil,bedenler, beyinler ve zihinler şimdi geleceğin gezegen ustaları kimler bu, veri sahipleri, veriyi kontrol edenler ve sadece insanlığın geleceğini değil, yaşamın kendi geleceğini kontrol edenler tarafından belirlenecek çünkü bugün veriler dünyanın en önemli aktif varlığıdır antik çağda arazi en önemli varlıktı eğer çok fazla toprak çok az sayıda insanın elinde toplanırsa, insanlık aristokratlar ve halk tabakası arasında bölünür son iki yüzyılda modern çağda makineler en önemli ekonomik varlık olarak arazinin yerini aldı. Ve eğer çok fazla sayıda makine çok az sayıda insanın elinde toplanırsa; insanlık sınıflar arasında, kapitalistler ve emekçi sınıfı arasında bölünür. Artık veriler, en önemli ekonomik varlık olarak makinelerin yerini alıyor ve eğer çok fazla veri çok az elde toplanırsa insanlar sınıflara bölünmeyecek insanlık türler arasında, farklı türler arasında bölünecek şu an veriler neden önemli önemli çünkü, sadece bilgisayarlara değil, aynı zamanda insanlara ve diğer organizmalara müdahale edebildiğimiz -bir anlamda onları ‘hekleyebildiğimiz’ bir noktaya ulaştık. Bugün bilgisayarların, e-postala hesaplarının, banka  hesaplarının ve cep telefonlarının heklenmesiyle bilgili çokça konuşuluyor . Fakat biz aslında insanları ‘hekleme’ yeteneğini kazanıyoruz şimdi insanoğlunu ‘heklemek’ için neye ihtiyacınız var. İki şey gerekli çok fazla bilişim gücüne ihtiyacınız var ve bol miktarda veriye ihtiyacınız var, özellikle biyometrik verilere ne satın aldığım ya da nereye gittiğime dair veriler değil bedenimde ve beynimin içinde neler olduğuna dair veriler. Bugüne kadar hiç kimse yeterli bilişim gücüne ve insanları ‘heklemek’ için yeterli veriye sahip olmadı. Sovyet haber alma teşkilatı ya da İspanyol Engizisyonu sizi her yerde 24 saat takip etmiş olsa, yaptığınız her şeyi izlemiş olsa ve söylediğiniz her şeyi dinlemiş olsalar bile yine de, vücudunuzda ve beyninizde olanları anlamaya çalışmak; nasıl hissettiğinizi, ne düşündüğünüzü ve ne istediğinizi anlamak için yeterli bilişim gücü ve gerekli biyolojik bilgiye sahip değillerdi.  Fakat değişen şudur, İki eş zamanlı devrim yüzünden bir yandan, bilgisayardaki gelişmeler, bilim ve özellikle makine öğrenimi ve yapay zekanın yükselişi bize gerekli bilişim gücünü veriyor. Ve aynı zamanda biyolojideki ilerlemeler ve özellikle beyin bilimi alanındaki gelişmeler bize gerekli biyolojik anlayışı da vermektedir. Gerçekten Charles Darwin’den bu yana biyolojik araştırmanın yüz elli yılını şu üç kelimeyle özetleyebilirsin: “Organizmalar algoritmadan ibarettir” Bu, modern yaşam bilimlerinin en büyük kavrayışıdır. Gerçekten sadece biyokimyasal algoritmadan oluşan insanoğluna ait  virüslerin olduğu organizmalar ve biz bu algoritmaların şifrelerini nasıl çözeceğimizi öğreniyoruz.  Şimdi iki devrim birleştiğinde bilgi teknolojisi devrimi, biyoteknoloji devrimiyle birleştiğinde elde ettiğiniz şey, insanlığı hekleme yeteneği olacak ve belki de info teknoloji ve biyoteknolojinin birleşmesi ile ilgili en önemli buluş, beyindeki ve vücuttaki biyokimyasal süreçleri bir bilgisayarın saklayabileceği ve analiz edebileceği elektronik sinyallere dönüştüren bir biyometrik sensördür ve bu yeterli biyometrik bilgilere ve yeterli bilgi işlem gücüne eriştikten sonra bizi bizden daha iyi tanıyan algoritmalar oluşturabilirsiniz ve insanlar gerçekten kendilerini çok iyi tanımıyorlar. Bu nedenle algoritmalar kendimizi daha iyi tanımak için gerçek bir şansa sahiptir. Biz gerçekten kendimizi tam olarak tanımıyoruz bir örnek vermek gerekirse, 21 yaşındayken, eşcinsel olduğumu, bunu inkar ederek birkaç yıl yaşadıktan sonra nihayet fark etmiştim.  Bir istisna değil bu  birçok gay erkek uzun yıllar bunu inkar ederek yaşıyor ve kendileri hakkında çok önemli bir şeyi bilmiyorlar. Şimdi 10 veya 20 yıl içindeki durumu hayal edin, bir algoritma herhangi bir gence kendisinin cinsel görüngede nerede olduğunu tam olarak söyleyebildiğinde ve hatta bunun ne kadar şekillendirilebilir olduğunu algoritma göz hareketlerini beyindeki kan basıncınıza göre izler ve kendinize kim olduğunuzu söyler. Şimdi belki de şahsi olarak böyle bir algoritmayı kullanmak istemiyorsunuzdur. Ama belki kendinizi okuldaki sınıfınızdan birisinin sıkıcı doğum günü partisinde bulacaksınız. Ve arkadaşlarınızdan biri bu yeni duyduğumuz harika habere vakıf  cinsel yöneliminizi belirten bu yeni ve harika algoritma çok eğlenceli olmaz mıydı diğerleri izler ve yorum yaparken bu algoritma üzerinden herkes kendini test etmeye başlarsa siz ne yapardınız? yürüyüp uzaklaşır mısınız? yürüyüp gitseniz, ve hatta sınıf arkadaşınızdan veya kendinizden saklansanız bile Amazon, Alibaba ve gizli polisten saklanamazsınız siz internette gezinirken, video izlerken ya da sosyal medya özet akışlarınızı kontrol ederken; bu algoritmalar göz hareketlerinizi, kan basıncınızı ve beyin aktivitelerinizi izleyebilecekler ve bilecekler, coca-cola’ya “eğer şu kişiye şekerli içecek satmak istiyorsan, reklamda çıplak kız değil, çıplak erkek kullanmalısın” diyebilecek siz ne olup olmadığını bile bilmezsiniz ancak onlar bu bilgileri bilecek ve bu bilgiler milyarlar değerinde olacak öncelikle bizi, bizim kendimizi anladığımızdan daha iyi anlayan bir algoritma var arzularımızı tahmin eden, duygularımızı manipüle eden, hatta bizim adımıza karar alabilen ve eğer dikkatli olmazsak, netice dijital diktatörlüğün yükselişi olabilir 21. yüzyılda demokrasi genellikle diktatörlüğün önüne geçti çünkü demokrasi veri işleme ve karar verme konusunda daha iyiydi demokrasi ve diktatörlüğü etik veya siyasal terimlerle düşünürdük aslında bunlar bilgiyi işlemek için iki farklı yöntemlerdir demokrasi bilgiyi dağıtma yoluyla işler bilgiyi ve gücü kişi ve kurumlar arasında karar almak için dağıtır diğer taraftan diktatörlük tüm bilgiyi ve gücü tek bir yerde yoğunlaştırır şimdi 20. yüzyılın teknolojik koşulları göz önüne alındığında Dağıtılmış veri işleme, merkezi veri işlemeden daha iyi sonuç verdi bunun başlıca nedenlerinden biri demokrasinin diktatörlüğün önüne geçmesi ve örnek olarak Amerika ekonomisinin Sovyet ekonomisinin önüne geçmesidir ancak bu, yalnızca 20. yüzyılın benzersiz teknolojik koşulları altında doğrudur 21. yüzyılda yeni teknolojik devrimler ve özellikle yapay zekâ ve makine öğrenimi, sarkacı ters yönde salabilir dağıtılmış veri işlemelerinden çok daha etkili bir şekilde merkezileştirilmiş veri işlemleri yapabilirler ve eğer demokrasi bu yeni koşullara adapte olamazsa, insanlar bir dijital diktatörlüğün yönetimi altında  yaşamaya başlayacak ve şimdiden tüm dünyada sadece otoriter rejimler değil, aynı zamanda demokratik hükümetler tarafından çok daha fazla sofistike sürveyans rejimlerinin oluşturulduğunu görüyoruz örneğin ABD küresel bir gözetim sistemi inşa ederken, vatanım olan İsrail Batı Şeria’da topyekûn gözetim rejimi oluşturma çabasında ancak verilerin kontrolü insan elitlerinin sadece dijital diktatörlük kurmaktan daha radikal bir şey yapmalarına olanak sağlayabilir Elitler organizmalara müdahale ederek onları hekleyerek yaşamın geleceğini yeniden tasarlama yetkisini kazanabilir çünkü bir şeye müdahale ettiğinizde, onu heklediğinizde genellikle o şeyin mühendisliğini de yapabilirsiniz ve eğer gerçekten müdahale-hekleme ve mühendislikte başarılı olursak bu sadece insanlığın tarihinin en büyük devrimi değil dört milyar yıl önce yaşamın en başından bu yana en büyük biyolojik devrim bu olacak dört milyar yıldır yaşam oyununun temel kurallarında kökten bir değişim olmadı dört milyar yıldır yaşamın tamamı, dinozorlar, amipler, domatesler, insanlar… yaşamın tümü doğal ayıklanma yasalarına tabi oldu ve organik biyokimya yasalarına ancak bu şimdi değişmek üzere bilim evrimin yerini doğal ayıklanma ile, akıllı tasarım ile değiştiriyor bulutların üstündeki Tanrı’nın akıllı tasarımı değil bizim akıllı tasarımımız ve bulutlarımızın akıllı tasarımı IBM bulut Microsoft bulut bunlar evrimin yeni itici güçleri aynı zamanda dört milyar yıldır bilim organik bileşiklerin sınırlı dünyasında hapsolduktan sonra hayatı kolaylaştırabilir bilim inorganik bölgeye girmek için hayatı kolaylaştırabilir doğal ayıklanma ile şekillenen dört milyar yıllık organik yaşamdan sonra akıllı tasarımın şekillendirdiği inorganik yaşam dönemine giriyoruz Verilerin mülkiyetinin bu kadar önemli olmasının nedeni budur

eğer onu düzenleyemezsek, küçük bir elit, sadece insan toplumlarının geleceğini değil, gelecekteki yaşam biçimlerini de kontrol altına alabilir peki veriler, verilerin mülkiyeti nasıl düzenlenir  arazinin mülkiyetini düzenleyen geçmiş 10.000 yıllık tecrübemiz var endüstriyel makine sahipliğini düzenleyen birkaç yüzyıl tecrübesine sahibiz ancak doğal olarak çok daha zor olan verilerin sahiplenilmesini düzenleme konusunda fazla deneyime sahip değiliz çünkü toprak ve makinenin aksine veriler hem her yerde aynı zamanda hiçbir yerde veriler ışık hızıyla hareket edebilir ve islediğiniz sayıda kopyalayabilirsiniz DNA’mız, beynimiz, vücudumuz, ve hayatımız hakkındaki  veriler de öyle “bu bana mı ait, bazı şirketlere mi, hükümete mi ait  ya da belki de insan topluluğuna” şu anda büyük şirketler, verilerin çoğunu elinde tutuyor insanlar bu konuda gittikçe endişeleniyor ancak verileri ulusallaştırmak üzere hükümetleri koşullandırmak, sadece dijital diktatörlüğe yol açmak için büyük şirketlerin gücünü kontrol altına alabilir ve gerçekten politikacıların, en azından bir çok politikacının müzisyenler misali, çaldıkları enstrümanlar; insanlar, duygular ve biyolojik sistemdir bir politikacı bir konuşma yapar ve ülkenin dört bir yanında korku dalgası yayılır bir politikacı tweet atar ve bir öfke ve nefret patlaması meydana gelir şu an, bu müzisyenlere en gelişmiş en sofistike enstrümanları vermek zorunda olduğumuzu düşünmüyorum ve evrendeki hayatın geleceği ile ilgili görev üstlenmeye hazır olduklarını kesinlikle düşünmüyorum Özellikle, birçok siyasetçi ve hükümet geleceğe ilişkin anlamlı vizyonlar üretmekten aciz görünmektedir bunun yerine, geçmişe dönmekle ilgili nostaljik fanteziler üzerine halka sattıkları şey ve tarihçi olarak geçmiş hakkında iki şey söyleyebilirim her şeyden önce geçmiş eğlenceli değildi, gerçekten oraya geri dönmek istemezsiniz ve ikincisi, geçmiş geri gelmiyor bu yüzden nostaljik fanteziler gerçekten bir çözüm değildir peki veri üzerinde kim olmalıdır açıkçası bilmiyorum bence tartışma yeni başladı verilerin düzenlenmesi konusunda bilgi sahibi olduklarında çoğu insan gizlilik, alışveriş ve nereye gittikleri ve ne satın aldıklarını bilen şirketlerle ilgili düşünmeye başladılar ama bu sadece buzdağının başlangıcı mevzubahis çok daha önemli şeyler var bu nedenle asıl tartışma henüz başlamış sayılmaz ve anlık cevaplar bekleyemeyiz bilim adamlarımıza,  filozoflarımıza, avukatlarımıza ve hatta şairlerimize müracaat etmeliyiz özellikle şairlerimizin dikkatini bu büyük soruna çevirmek veri mülkiyetini nasıl düzenlersiniz sadece insanlığın değil gelecekteki yaşamın kendisi geleceği de bu sorunun cevabına bağlı olabilir teşekkür ederim. (Çeviri: Fatma Ata)


Ankara Kafası Özel Ders ve Eğitim Koçluğu

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

*